E-ticarette 2019 Trendleri

Türkiye e-ticaret pazarı geçtiğimiz yıl 45 milyar dolar hacme ulaştı ve bir önceki yıla kıyasla yüzde 37’nin üzerinde büyüme kaydetti. E-ticaret sektörü, etkileyici büyüme ivmesini trendlere ayak uydurarak sürdürebilir.

Araştırma şirketi eMarketer’a göre, 2020 yılına gelindiğinde küresel e-ticaret hacmi 4 trilyon dolar seviyesine ulaşacak. Yalnızca 1 yıl gibi bir sürede bu tırmanışın yaşanmasında rol oynayan/oynayacak ve pazarı bir sonraki seviyeye taşıyacak sektörel trendlere birlikte göz atalım:

Daha kısa sürelerde kusursuz teslimatlar

Bu alanda rekor Amerikan e-ticaret devi Amazon’un elinde. Şirket 2018 için yayınladığı raporunda, yılın en hızlı teslimatını 8 dakikada gerçekleştirdiğini açıkladı. 8 dakika her ne kadar bilim-kurgu filmlerinden fırlamışa benzeyen bir süre olsa da, kısa sürelerde gerçekleştirilen kusursuz teslimatların müşteri sadakatini artırdığı ve günümüzün iddialı e-ticaret girişimlerinin hemen hepsinin bu konuda rakiplerine üstünlük sağlamaya çalıştığı su götürmez bir gerçek.

Mobil satışlar

Mobil satışlar henüz ne ülkemizde ne de dünyanın geri kalanında azami potansiyeline ulaşmış durumda değil; ancak emin adımlarla sürekli bir yükseliş ivmesi göstermeye devam ediyor. TÜBİSAD E-Ticaret Raporu’na göre, 2016 yılında ülkemizdeki e-ticaret işlemlerinin yaklaşık %19’u akıllı telefon ve tabletler üzerinden gerçekleşmişken, bu oran önümüzdeki yıl yüzde 49’u bulmuş olacak. Halihazırda dünyada bu oran %44 seviyesinde.

Teknoloji ve artırılmış gerçeklik

Mobil satışlardaki artışın doğal bir sonucu olarak teknolojik araçların ve trendlerin de e-ticaret üzerindeki etkisi artıyor. Günümüzde tüketiciler özel uygulamalar aracılığıyla beğendikleri bir mobilyanın odalarında nasıl duracağını görebiliyor; hangi saatin kendilerine daha çok yakışacağını kanepesinden kalkmadan karşılaştırabiliyor. Bu yıl daha karmaşık ve kabiliyetli artırılmış gerçeklik uygulamaları görmeye ve onları e-ticaret alışkanlıklarımızın daha büyük parçaları olarak kullanmaya devam edeceğiz. Şaşırtıcı etkisini yitiren bu teknoloji, artık işleviyle ön plana çıkacak.

Büyük veri

Kullanıcı verilerini -yasal ve etik şekillerde- toplamak ve analiz etmek, satışları artırmanın en etkili yollarının başında geliyor. Ağlarındaki tüketicilerin kendi sitelerinde ve çerezler aracılığıyla diğer sitelerdeki alışkanlıklarını takip edebilme olanağı, e-tüccarlara müşterileri tercihlerini öğrenme şansı tanıyor. Dev e-ticaret platformları ve pazaryerleri halihazırda müşteri verilerini dev yığınlar halinde toplamayı alışkanlık haline getirdiler. Oyunu kazandıracak asıl soru ise kimin bu verileri daha etkili ve hızlı şekilde gerçek bilgilere dönüştürerek rekabet avantajı kazanacağı.

Tüketici odaklı tam otomasyon

Bir e-ticaret sitesinin tüketicisinin sorusunu günlerce yanıtlamadığı ve buna rağmen “başarılı” olabildiği günler çok geride kaldı. Günümüzde müşterilerin ihtiyaçlarına 7/24 yanıt verebilen yapay zeka destekli sohbet bot’ları, ürün ve hizmetlerinize dair devasa boyutlardaki bilgileri akıllarında tutarak müşterileri yönlendiriyor ve önerilerde bulunuyor.

E-ticaret operasyonlarının iç süreçlerinde giderek artan bir otomasyon akımı göze çarpıyor. Eskiden ürünlerin sağlayıcıdan tedarik edilmesi, depolanması ve gönderilmesi için büyük takımlara ihtiyaç duyulurken; artık tüm bu işlemler ve dahası tek bir veritabanı üzerinden birkaç uzman tarafından gerçekleştirilebiliyor.

Sosyal ticaret ve kullanıcılarca oluşturulan içerikler

Çevrimiçi mağazalar uzun yıllardır sadık müşteriler kazanmak için sosyal ağları kullanıyor. Ancak artık kullanıcılar konuşma sırasının kendilerine geldiği görüşündeler. Bu trend e-ticaret alanında bir ürün ya da hizmeti alan kullanıcıların yorumlarıyla başlamıştı. Şimdiyse YouTube ve Instagram ile görsel bir form kazandı. Twitter ise hâlâ bir şeylerden şikayetçi olmak için ideal sosyal ağ olarak görülüyor. Sosyal ağlar da bu trendi bir sonraki seviyeye taşımanın niyetinde. Örneğin Facebook, platformunda canlı video satışları başlatmak için testler yapıyor.

Para puanlar, kampanyalar ve dahası

E-ticaretin tüketicilerce tercih edilmesinin başlıca sebebi en iyi fiyatları çevrimiçi olarak bulabilmeleri. PwC tarafından gerçekleştirilen 2016 tarihli bir araştırma, Türkiye’deki tüketicilerin yalnızca yüzde 36’sının kolay olduğu için, yüzde 56’sının ise ucuz fiyatlar bulabildikleri için e-ticareti tercih ettiklerini ortaya koymuştu. Makul fiyatların rekabetin ana kulvarı haline gelmesinin ardından, müşteriler kartlarına sahip oldukları bankaların sadakat programlarının kendilerine kazandırabileceği e-ticaret sitelerine yönelmeye başladılar. Hâlâ müşterisine en çok kazandıran avantaj sağlarken, artık bunu yapmak için çok daha fazla yol var.