COVID-19 Sonrası E-ticaret Nasıl Şekillenecek?

COVID-19 sonrası e-ticaret 

Koronavirüs salgını sonrasında online alışveriş yapanların sayısı artarken, hem müşteriler hem de iş yerleri “COVID-19 sonrası e-ticaret nasıl şekillenecek” sorusunun yanıtını arıyor.

Pandemi ile her büyüklükteki e-ticaret sitesi, yaşanan hızlı dijitalleşmenin ve müşteri davranışlarındaki değişimin sonuçlarıyla kendini yeniden şekillendirmeye başladı.

Pandemi döneminde e-ticaret nasıl değişti?

Değişim ilk olarak ürün talebinde kendini gösterdi. Kolonya, dezenfektan gibi hijyen ürünleri, maske, siperlik, eldiven gibi korunmayı sağlayacak ürünlerde patlama yaşanmasının ardından evden çıkma kısıtlamaları geldi.

Evden çalışmaya geçen birçok şirket, personellerinin iş ortamlarını desteklemekte hızlı davranamadı. Bu da, belirli teknolojik ürünlerin talebinde değişiklik gösterdi. Bunun yanına, ev ihtiyaçları ve market alışverişinin de belirli gıdalara odaklanarak hızlı bir şekilde değişmesi eklenince, e-ticarette alışıldık ve bugüne kadar bir şekilde işleyen bazı metotlar ve yöntemler tüketici ve e-ticaret yapanlar tarafından yeniden değerlendirilmeye başlandı.

Türkiye, COVID-19 döneminde e-ticarette Avrupa’yı geçti

Öncelikle bugüne dek güven duymadıkları ya da satın aldıkları ürünlerin kendilerine ulaşmasını beklemek istemedikleri için e-ticareti tercih etmeyenler de online alışveriş yapmak durumunda kaldılar.

Hatta Nielsen’in raporuna göre Türkiye, yüzde 37 orana ulaşarak bu anlamda Avrupa’da en çok e-ticareti tercih eden ülke oldu. Inveon ise Android platformundaki e-ticaret uygulamalarındaki indirmelerin karantina öncesi dönemden Nisan sonuna kadar yüzde 449 arttığını belirtiyor. Alışveriş adetleri ise Mart başı ile Nisan sonu arasında yüzde 128 artış gösterdi.

COVID-19 sonrası e-ticaret nasıl şekillenecek?

Teknik olanaklar: Bu durum, bazı sitelerde teknik sorunlar yaşanmasına sebep oldu. Ani talep artışlarını karşılayamayan siteler, potansiyel müşterilerinden oldular. Dolayısıyla e-ticarette COVID-19 sonrası ilk düzenlemenin bu yönde olması gerekiyor. Bu tip bir problemle karşılaşmak istemeyenler, yük testleri yaparak web sitelerinin ani bir talep durumunda nasıl performans gösterdiğini görebilir ve gerekli önlemleri alabilirler.

Tedarik zinciri: Ürün tedariği, kısıtlamalar sebebiyle zorlaştı. Özellikle gıdada, özellikle bu tip afet durumlarında aranan un, maya gibi bazı ürünleri online bulabilmenin mümkün olmadığını gördük. Bunun çözümü ise tedarik zincirinde tam bir dijitalleşmeyle mümkün. Yapay zeka teknolojisi ve makine öğrenimi teknikleri kullanan sistemler, müşteri davranışını analiz ederek stok yönetimini kolaylaştırıyor. Zaman içerisinde oluşturdukları içgörüler ile tahmin etme işini insandan alarak, başarılı bir şekilde gerçekleştirebiliyorlar.

Lojistik: Bir diğer problem ise ürünlerin müşteriye tesliminde yaşandı. Kargo firmalarının kota uygulamasına geçmesi, yığılma ve gecikmeler olmasına sebep olurken, bazı e-ticaret şirketleri ve perakendeciler ise farklı iş modellerini uygulamaya alarak bu sorunu aştılar.

Özellikle market alışverişinde COVID-19 öncesinde de başarıyla uygulanan; e-ticaret sitesi ve mobil uygulamadan online sipariş ve kurye ile teslim modeli, koronavirüs ile neredeyse tüm süpermarket zincirlerince uygulamaya alındı. COVID-10 öncesinde aynı gün teslim yapabilen marketler, pandemi döneminde müşterilere teslim tarihi veremeyecek yoğunluğa ulaşsalar da, personel alımı ile buna çözüm bulanlar, bu süreçten itibar kaybetmeden çıktılar.

Kargo şirketleri de kurye ile müşterinin temas süresini azaltmak ve imza için teması ortadan kaldırmak için için SMS kullanmaya başladılar. Bu süreçleri hızlandırırken, kimlik doğrulamayı da kolaylaştırdı. Dolayısıyla bu “süreçteki problemden doğan inovatif” uygulamanın COVID-19 sonrasında devam etmesini bekleyebiliriz.